Hoş Geldiniz | 18 Ekim 2019 Cuma

ÇALIŞAN ANNE VE ÇOCUK

26 Şubat 2010 Cuma 10:25:26 2198 kez okundu.

  Anne olmak dünyanın en zor meslekleri arasında yer almaktadır. Freud da anne olmanın önemini şu sözleriyle açıklamıştır:  “Gerçekleştirilmesi çok hayati ve çok güç olan üç meslek vardır: anne baba olmak, psikolojik danışman olmak, öğretmen olmak. Neden? Çünkü üçünün ortak özelliği: bir insanın gelişmesine, biçimlenmesine ve kendini gerçekleştirmesine etki etmeleridir.”  

Anne ve çocuk arasındaki ilişki, çocuğun anne rahmine düşmesi ile başlamaktadır. Doğumdan hemen sonra anne ile çocuk beslenme sırasında   ilk işbirliğini yapmaya başlamaktadır. Bebek beslenebilmek için annenin sütüne ihtiyaç duymaktadır. Anne de çocuğun bu heyecanını görerek bebeğinin ihtiyaçlarını coşkuyla karşılama eğiliminde bulunmaktadır. Anne sadece beslenme sırasında değil alt temizleme, banyo yaptırma, uyutma gibi ihtiyaçlarını karşılarken de bebeği ile iletişimini ve işbirliğini devam ettirmektedir. 

Annenin beden kokusu, çocuğunu kucağına alış biçimi, beden ısısı ,göz teması, gülümsemesi bebeğe güven vermektedir. Çocuğun gelecekte diğer kişilerle kuracağı ilişkilerinin temeli bebeğin anne ile kurduğu güven duygusu ile atılmaktadır. Güven duygusunun özü ise anne ile çocuk ilişkisinin sürekliliğine, tutarlılığına ve aynılığına bağlı olmaktadır. Görüyoruz ki anneler, çocukların gelecekleri için önemli bir yere sahiptir ve bu konuda annelere birçok görev düşmektedir. Sanayi devrimi ile birlikte gelen endüstrileşme kadının çalışma hayatında yer almasına olanak sağlamıştır. Kadınların çalışma hayatında bulunmasının iki  nedeni vardır. Bunlardan ilki, aile bütçesine katkıda bulunmak, yaşam standartlarını yükseltmek gibi ekonomik nedenler; ikincisi ise prestij kazanmak, çevre edinmek, meslek sevgisi, yeni insanlar tanımak gibi psikolojik nedenlerdir. 

Evli ve çocuk sahibi kadınların çalışma hayatında yer alması birtakım zorlukları da beraberinde getirmektedir.  Anne eve geldiğinde yorgun ve gergin olabilir; bu yüzden çocuğuna zaman ayıramayabilir,  çok kolay sinirlenebilir ya da çocuğu ile iletişim bozuklukları yaşayabilir. 
Çalışan anneler çalışmaları nedeniyle suçluluk duygusu hissedebilmektedir. Bu suçluluk duygusunu çocuklara çok fazla hoşgörülü davranarak ve sürekli hediye alarak bastırmaya çalışmaktadırlar. Anneler öncelikle bu suçluluk duygularından kurtulmalıdırlar. Anneler çalışmayıp evde zaman geçirmiş olsalardı günün yirmi dört saatini çocukları ile ilgilenerek geçiremeyeceklerdir. Bunun için önemli olan çocukla çok zaman geçirmek değil kaliteli zaman geçirmektir. Kaliteli zaman da çocuğun ihtiyaçlarını karşılayarak, çocukla ilgilenerek, sağlıklı iletişim kurarak ve oyun oynayarak geçirilebilir. Genellikle annenin çocukla geçirdiği süre arttıkça kalite azalmaktadır. Ev hanımları süre olarak çocukları ile çok fazla zaman geçirmektedirler fakat bu sürenin kalitesi tartışılır. Bütün gün ev içi ve ev dışı işlerle ilgilenen ev hanımı evde bunalmaktadır ve çocukları ile aynı ortamda olsalar bile çocukların isteklerinden sıkılabilmektedirler.  Çalışan anneler ise çocukları ile fazla zaman geçirememekten yakınmaktadırlar. Çalışan annelerin bu noktada çocukları ile çok fazla zaman geçirmek yerine kaliteli zaman geçirmenin önemini anlamaları gerekmektedir.  
Çalışan anneler “Çocuklarımı ihmal ediyor muyum?”, “ Çalışmasaydım daha iyi olur muydu?”, “Çocuklarıma yeterince zaman ayırabiliyor muyum?”,  gibi soruların cevaplarını düşünerek kaygılanmaktadırlar. Çalışan annelerin bazıları ise bu soruları cevaplamada güçlük çektikleri için çalışmayı ve mesleklerini çok sevmelerine rağmen çocukları için çalışmayı bırakmaktadırlar. Çalışmayı bırakmaları anneleri olumsuz etkilemektedir ve anneler çocukların aynası olduğu için de dolaylı yoldan çocuklar da bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Bu gibi durumların yaşanmaması için anne adaylarına çalışmaya başlamadan veya meslek seçimlerini yapmadan önce özellikle kendilerine ve çocuklarına zaman ayırabilecekleri ve fiziksel anlamda çok fazla zorlanmayacakları meslekleri seçmeleri önerilmektedir. Fiziksel olarak yorucu bir işte çalışan anne, ev işleri ve çocuğun bakımı ile ilgilenmekte zorlanmaktadır ve bu durum mutsuz olmasına neden olabilmektedir.
Çalışan annelerin çocukları dünyaya gelmeden önce işlerini planlayarak özellikle de hamileliğin son ayları  ve çocuk dünyaya geldikten sonraki dönem için izin almaları gerekmektedir. 0-3 yaş arası dönemin çocuk- anne ilişkisi açısından çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Doğumdan sonra hemen işe dönmek zorunda olan anneler çok fazla stres yaşayabilmektedirler. Bu durumda anne çalışma saatleri dışında çocuğunun bakımı ve sevgi ihtiyacı ile yakından ilgilenmelidir. Gündüz başkası tarafından bakımı gerçekleştirilirken de bebeğin ilgi ve sevgi ihtiyacının karşılanması çok önemli görülmektedir. Anneler kendileri çalışırken bebeklerinin bakımını gerçekleştirecek kişiler konusunda  kaygı yaşamaktadırlar. İçinde yaşadığımız toplum düşünüldüğünde bu gibi durumlarda ilk akla gelen büyükanneler ya da yakın akrabalardır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bebeğin bakımında sürekliliğin sağlanmasıdır. Çocuk yakın akrabalar ya da büyükanneler tarafından dönüşümlü olarak bakılmak yerine tek bir kişi tarafından bakılırsa süreklilik sağlanmış olur ve çocukta güven duygusunun gelişmesi için daha iyi bir ortam hazırlanır. Çocuğun başka evde bakılması yerine kendi evinde bakılması,  çocuğun bulunduğu ortamı benimsemesi açısından yararlı olmaktadır. Çocuk bulunduğu ortamı benimsediğinde güven duygusunun gelişmesi de kolaylaşmaktadır. Eğer çocuk bir başkasının evinde bakılacaksa bile ortamı sabitlemekte yarar görülmektedir. Ortamı sabitlemek, belirli bir ortam oluşturularak sevdiği oyuncakları ve eşyaları yanında taşımak ile sağlanabilir.
Çocuğu dünyaya geldikten sonra (3 yaş öncesi) işine geri dönmek zorunda kalan annenin ikinci seçeneği ise bir bakıcı bulmaktır. Ebeveynlerin bakıcı seçerken dikkat etmesi gereken özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
-Bakıcının güvenebilecekleri birisi olmasına hatta tanıdık olmasına,
-Bakıcının evli olup düzenli bir hayatının olmasına,
-Temiz, düzenli, güler yüzlü, sorumluluk sahibi olmasına,
-Bebekle iyi iletişim kuruyor olmasına,
-Türkçe’ yi iyi kullanıyor olmasına,
- Zararlı alışkanlılarının olmamasına ( alkol, sigara vb.) ,
-Bakıcının anne olmasına da dikkat edilebilir. Bakıcının anne olması bebeğin ihitiyaçlarını daha iyi bilmesine ve bebeğin bakımını daha iyi yapabilmesine katkıda bulunabilir. 
İşine geri dönmek zorunda olan çalışan annenin üçüncü seçeneği ise kurumlardır.  Bebeklik ve çocukluk dönemi kişilerin bütün hayatını etkileyen bir dönemdir. Bunun için öncellikle dikkat edilmesi gereken nokta çocuğun bu tür eğitim kurumlarında bulunmaya hazır olmasıdır. Başlangıç olarak çocuğun kuruma alışması için bakımını üstlenen kişiden ayrılmaya hazır olması, en az 1-2 saat ayrılabiliyor olması gerekmektedir. Kurumun çocuk tarafından benimsenmesi ve kabul edilmesi de çok önemlidir. Çocuk kuruma başlamadan önce çocuğun kuruma götürülüp gözlem yapılması yararlı olabilir. Seçeceğiniz kurumlarda sadece bakım değil eğitimin de veriliyor olması sizin için önemli bir kriter olmalı. Ayrıca kurumda çalışan tüm personelin, çocuk gelişimi konusunda eğitimli ve çocuklara yeterli ilgiyi gösteriyor olmasına da dikkat etmek gerekmektedir.
 
ANNELERE İPUÇLARI
- Evde olduğunuz zamanlarda annelik ilk tercihiniz olsun. Eve yorgun gelmiş olabilirsiniz ya da evde sizi bekleyen birçok iş olabilir ama önce annelik görevlerinizi yerine getirmeye dikkat edin.
- Çocuğunuzun yaşamında etkin olun, çocuğunuzun bakımını bir “iş” olarak görmeyin.
- Davranışlarınızla ve sözlerinizle çocuğunuza model olun. Çocuğunuzun nasıl birisi olmasını istiyorsanız siz de öyle birisi olun.
- Çocuğunuzdan siz de bir şeyler öğrenin, böylece çocuğunuza onu önemsediğinizi ve onun değerli olduğunu gösterebilirsiniz.
- Çocuğunuzla birlikte eğlenme fırsatları yaratın. Bunu rol icabı değil gerçekten ikinizi de eğlendiren etkinlikler yaparak gerçekleştirin.
- Çocuğunuza yaşamınızda önemli bir yer ayırın; ama onu yaşamınızdaki tek önemli şey yapmayın. Hepimiz için çocuklarımız çok önemlidir; ama kendi yaşantımızı ihmal edersek mutsuz oluruz ve bunu çocuklarımıza yansıtabiliriz.
- Eşinizden çocuğun bakımı için yardım isteyin ve bu konudaki sorumluluklarını hatırlatın.
- Çocuğunuzla beraber geçireceğiniz özel zamanlar oluşturun.
- Çocuğunuzla iletişiminizde dikkatli olun. Sizden korkmadan, çekinmeden her türlü sorununu sizinle konuşabilmesi için ortamlar yaratın.
- İşinizde yükselmeniz ya da çok fazla çalışmanız gereken bir dönemdeyseniz çocuk sahibi olmayı geçici bir süre erteleyiniz.
- Anne olmadan önce kendinizi hazır hissettiğinizden emin olun.
- Çocuğunuza fazla zaman ayıramadığınızı düşünüp bu eksikliği maddi değeri yüksek olan hediyelerle telafi etmeye çalışmayın.  
              REHBERLİK SERVİSİ

 


DİĞER HABERLER
İŞLEMLER ID
Gülerçin Koleji Logo
Anaokulu
İlkokul
Ortaokul
Lise
Özel Çerkezköy Gülerçin Eğitim Kurumları

Türkiyenin En Başarılı Eğitim Veren Kurumu


Adres: İstasyon Mah. Cengiz Topel Cad. Tepe Emlak Konutları Karşısı Özel Okul Mevkii No:1 Çerkezköy / TEKİRDAĞ