Hoş Geldiniz | 13 Nisan 2021 Salı

ÇALIŞAN ANNELER OLARAK ÇOCUĞUMUZLA NASIL İLGİLENMELİYİZ?

SİNEM ŞAHİN (Sınıf Öğretmeni) 07 Nisan 2021 Çarşamba 07:23:34 ÖÖ
16 kez okundu.

Annelerin çalışmasının gerekliliği birçok ailede vardır. Bu gereklilik ile beraber ailenin ve çocukların durumu da biraz farklılıklar gösterir. Günümüzün hayat şartlarında anneler yoğun bir iş temposu ile çalışmak durumunda kalmaktadırlar. Çalışan annelerin zihnini meşgul eden birkaç önemli soru vardır. ‘’Acaba çocuklarımla yeterince ilgilenebiliyor muyum? Çocuklarım ihmal oluyor mu? Çalışmasam daha mı iyi olur? Hem çalışıp hem de çocuklarım ile nasıl ilgilenebilirim?’’ Bütün bu sorulara anneler kendilerince cevap vermekte ve asıl doğru olan şey konusunda bazen tereddüte düşmektedirler. Kimi zaman anneler çocukları için meslek ve kariyer hayatlarını sonlandırmakta, kimi zaman da kendilerinin sonradan memnun kalmayacağı kararlar vermektedirler. Çalışan annelerin bazıları ise çocukları için yapabilecekleri her şeyi yapmalarına rağmen ‘’Acaba daha başka neler yapmalıyım?’’ gibi soruları kendilerine yöneltmektedirler. Bütün bunların yanı sıra birçok aile için geçerli olan aynı zamanda çalışan annenin olduğu bir ailede de yapılması gereken bazı konular vardır.

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki çalışmayı ve mesleğini çok seven annelerin çocukları için mesleklerini bırakmaları anneleri kötü bir şekilde etkilemektedir. Bu türlü annelerin mesleki hayatlarını devam ettirerek aynı zamanda çocukları ile ilgilenmeleri yerinde olur. Anne kendi kariyerini çok istediği halde çocuğu için terk ettiğinde yavaş yavaş duygusal durumu değişmekte kendini sorgulamaya başlamaktadır. Yaptığının doğruluğu konusunda duyguları bir tarafta var olduğu gibi yaptığının hata olduğunu söyleyen düşünceleri de oluşmakta ve duyguları ile düşünceleri arasında sıkışıp kalmaktadır. Bu açıdan annelere annelik duygusu ‘’Çalışma, çocuklarınla ilgilen!’’ dese de mantıksal süreçte çalışmak ve kariyerini devam ettirme konusunda gereklilikler oluşmaktadır.

Bütün anne adaylarının çalışmaya başlamadan veya meslek seçmeden önce özellikle kendilerine ve çocuklarına vakit ayırabilecekleri ve çok fazla fiziksel olarak zorlanmayacakları meslekleri seçmeleri gerekmektedir. Çok yoğun ve fiziksel olarak çok ağır işlerde çalışan annelerin veya anne adaylarının kendilerine bile vakit ayıramadıklarını gözlemlemekteyiz. Bununla birlikte ek olarak bir çocuğun bakımını üstlenmek ve ev işlerinde kendine düşen görevleri yerine getirmek bu türlü işlerde çalışan anneler için oldukça sıkıntılı olmaktadır. Çalışmak gerekli olsa bile bir bayanın fiziki ve ruhi stresini artırmayacak işler olmalıdır. Kadınların kendi tabiatları itibari ile yıpranmayacakları kendi mizaçlarına uygun, onları fiziki ve ruhi baskıya almayacak mesleklerde olmaları onların annelik ve eş olma özelliklerini yıpratmayacaktır. Eğer ağır şartlarda çalışma gerekirse o zaman fiziki ve ruhi yıpranmanın tesirleri evin içinde net bir şekilde görülerek çocuklara tesir edecektir. Bu açıdan mesleği ve çalışma şartlarını iyi belirlemek gerekir.

Çalışan annelerin daha çocukları doğmadan önce mümkün olduğu kadar işlerini ayarlayarak, özellikle hamileliğin son aylarında ve doğumdan sonraki dönemde kendiişlerinin elverdiği ölçüde mümkün olan bir zaman dilimi için işlerine ara vermeleri gerekmektedir. Çocuğun neredeyse bütün hayatını etkileyecek dönem olan 0-3 yaş arası dönemin çocuk için ve çocuk-anne ilişkisi açısından çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Bu dönemdeki anne çocuk ilişkisinin önemli olduğu ve birinci planda çocuğun bakımının anne tarafından yapılması gerekliliğini ne kadar vurgulasak azdır. Sağlıklı bir bağlanmanın gerçekleşmesi, çocuğun duygusal ve fiziki ihtiyaçlarının karşılanması, yeterince anne sütü alması, çocuğun psikolojik olarak desteklenmesi açısından 0-3 yaş hayli mühimdir. Çalışmaya ara vermek çok sıkıntılı sonuçlar doğurmayacak ise veyahut anne çalışırken çocuğunu ciddi manada ihmal edebilecekse o taktirde çalışmaya ara vermeyi tercih etmelidir. Bazı Avrupa ülkelerinde doğum öncesi ve sonrası üç yıla varan izinler olmakta ve bu dönemde annelerin ve bebeğin bütün ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmaktadır.

Özellikle hemen işe dönmek zorunda olan annelerin çocukları için bu durum stres etkeni olarak sayılmaktadır. Hemen işe dönmek zorunda olan anneler için bu dönemde çalışma saatleri dışında çocuğun bakımı ve sevgi ihtiyacının anne tarafından mümkün olduğunca eksiksiz yapılması çok önemli olmaktadır. Gündüz bakıcı veya akraba yanında olan çocuk için akşamları anne ve baba ile geçirilen önemli bir zaman dilimi olmakta ve dolu dolu geçirilmesi gerekmektedir. Çocuğun ilgi ve sevgi ihtiyacının karşılanması birçok önemli psikiyatrik problemin oluşmaması için gereklidir. İşe dönme ve çocuğun bakımının anne dışı kişi ve kurumlara devredilmesi çocukta bazı stres belirtilerine yol açabilir. Ancak unutulmamalıdır ki çocuklar sürekli annelerinin yanı başında büyüyemezler. Uygun bakım veren kişi veyahut kurum varsa annenin bakımını üstlenebilir. Bu durumda anne yine temel bakım görevini üstlenir ve bakım veren diğer kişiler ikinci planda yer alır. Çocuk annesi yanında olmadığında onunla tekrar kavuşacağını on sekiz aylıktan itibaren kabul edebilir. Bu durumda anne olmadığında tekrar anne ile görüşme düşüncesi ile teselli olur. Çocukların anne baba ile günlük olarak geçirecekleri kaliteli zaman onların duygusal ihtiyaçlarına gereken desteği sağlayacaktır.

Çocukların yaşları büyüdükçe yapılan faaliyetler ve geçirilen ortak zamanlardaki aktiviteler değişmekle birlikte çalışan anne ve babalar için tavsiyemiz çocuklarınız ile akşamları ve hafta sonları dolu dolu vakit geçirmeleri olacaktır. Bu geçirilen vakit hem anne hem baba hem de ikisi ile birlikte olmalıdır. Eğer çocuğun gündüz anne ve babasından alamadığı ilgi, sevgi ve şefkat ihtiyacı akşamları da telafi edilmezse o zaman çocuklarda birçok psikiyatrik sorunun oluşması için zemin hazırlanmış olmaktadır. Çocuklarla yaşa uygun yapılacak her türlü aktiviteler çocukların ilgilenilme, tanınma, iletişim kurma, onların yanında olduğunuzu hissettirme, öğrenmenin desteklenmesi, kendini ifade etmeleri gibi birçok fayda sağlayacaktır. Bir arada olunan vakitlerde çocukların karakter gelişimi ve terbiyeleri ihmal edilmemesi gerekirken onlara verilecek pozitif ve olumlu duygusal tepkilerle onların sevildiği tekrar vurgulanmış olur. Sevilen ve değer verildiğini hisseden çocuğun duygusal tepkileri, özgüveni ve çevre ile iletişimi de hayli başarılı olacaktır.

Çalışan anne ve babalara şunu vurgulamak yerinde olur; çocuk ile geçirilen vaktin miktarı önemli değil, o vaktin kalitesi önemlidir. Yani nice çalışmayan anneler vardır ki çocukları ile çoğu zaman beraberdirler ama çocuklarına yeterince kaliteli ilgi ve sevgiyi veremezler. Aynı şekilde nice çalışan anneler vardır ki akşam çocuğu ile geçirdiği çok kaliteli 10-20 dakikalık vakit ile çocuğun ilgi ve sevgi ihtiyacını karşılayabilir. Karşılıklı oluşan iletişimin kalitesi ve sevgi bağının gücü aile içinde birçok sorunları hemen çözecektir. İster çalışan anne ister çalışmayan anne olsun çocukları karşılıklı kurulan bağların çok hayati önemi vardır. Bu sağlıklı iletişim ortamı çocukların rahat ve mutlu bir şekilde büyümeleri için gerekli bir unsurdur. Bu ortamın oluşmasında hem annelere hem de babalara büyük görevler düşmektedir.

Çalışan annelerin çalıştıkları için panik yapmadan ve suçluluk duygusuna girmeden ellerinden geleni yapmaya çalışmaları gerekir. Çalışmanın manası çocukları ve evi ihmal etmek olmadığı gibi çalışmamanın manası da çocuklara en iyi bakım vermek anlamına gelmemelidir. Çalışan annelerin evin ekonomisine getirdikleri katkı ile çocuklarının eğitim ve geleceğinde daha faydalı oldukları da düşünülmektedir. Aynı zamanda işinden ve hayatından memnun annelerin çocukları ile bir arada oldukları zaman hayli başarılı bir iletişim kurdukları ve onlarla gerçek annelik özelliklerini yaşadıkları görülmektedir. Yanlış ama sık olarak gördüğümüz bir konu ise çalışan annelerin çocuklarının her dediğini yaparak veyahut tam tersi çocukları baskılayarak onlara karşı suçluluk duygularını telafi etme çabaları olabilir. Çalışmanın getirdiği pozitif özellikleri daha ön plana çıkararak ailenin mutluluğunu artırması sağlanmaya çalışılmalıdır.
SİNEM ŞAHİN (SINIF ÖĞRETMENİ)

 


ÖĞRETMEN MAKALELERİ
İŞLEMLER ID
Gülerçin Koleji Logo
Gülerçin Koleji Logo
Anaokulu
İlkokul
Ortaokul
Lise
Özel Çerkezköy Gülerçin Eğitim Kurumları

Türkiyenin En Başarılı Eğitim Veren Kurumu - Özel Çerkezköy Gülerçin Koleji


Adres: İstasyon Mah. Cengiz Topel Cad. Tepe Emlak Konutları Karşısı Özel Okul Mevkii No:1 Çerkezköy / TEKİRDAĞ